Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Kasım 2006

Kütüphanedeydim.. Gözüme çaptı..
Emine hanımla hemfikirmişiz..
Reklamlar

Read Full Post »

Gurbet hakkında yazmak geliyor içimden…
Benden aldığı şeylerden bahsetmek.. Beni nelerden mahrum bıraktığını saymak…
Halbuki kabullendim..
Bir “gurbetçi çocuğu” olduğumu.. İki kültür arasında yaşadığımı..
Ne burdaki almanlara kendimi tam kabullendirebildiğimi.. ve kabullendirebileceğimi..
Ne de Türkiyedeki insanımı bana “Almancı” gözüyle bakmaktan alıkoyabileceğimi..
İstisnaları vardır muhakkak, ama istisnalar kaideyi bozmaz ki..
Tam kanaat getirdim artık..
Burdaki türkler başlı başına bir fenomen.. Ne türkler ne almanlar.. “Almancı Türkler.. ” Deutsch-Türken..
Halbuki.. biliyorum.. sahip olduklarımı.. ve dünyada bir çok insanın benim sahip olduklarıma sahip olabilmek için bir çok şeyini feda etmeye hazır olduğunu..
İnsanoğlu nankör.. ya da benim nankör olan..
Alman bürokrasisinden nefret ediyorum..
Herşey çok resmi.. kalıplaştırılmış.. organize güzel birşey, tamam.. ama.. organize bir hayat ve toplum içerisinde yaşama sevincinizi kaybetme ihtimaliniz daha yüksek..
Nasıl yani? diye sormayınız efendim.. Belki biraz önyargılı davranmış olacağım, ama sanırım bu sözümü ancak benim gibi gurbette olanlar anlayabilir.. Açıklamamın bir faydası yok gibi..
Yok halimden memnunum, çok şükür.. gerçekten..
Yalnız bazen zihnimi toparlamak için vapura binesim var.. ya da sahil kenarında yürüyesim..
ama burda ne vapur var.. ne de sahil..
Burda şehre bir tepeden bakmak için çıkabileceğiniz bir Çamlıca da yok biliyor musunuz..
Ayasofyaya bakıp Fatihi hatırlayamıyorsunuz burda, biliyor musunuz..
Bayramlarda şeker toplayan çocuklar da yok..
İnsana huzur veren mezar taşları da yok..
Yok.. Yok.. Yok.. Varlık içinde yokluk..

“Bülbülüm altın kafeste…”

Read Full Post »

“Uzaya ilk mekiğini gönderen Uganda ölen astronotuna ağlıyor. Uganda Haber Ajansı’na göre olay şöyle gelişti. Astronot Makuba hazırlıklarını tamamlayıp başlığını takarak mekiğe bindi. Bu sırada uzay üssünün güvenlik görevlisi Zokora Efendi astronotun yanına gelerek o başlığı çıkarmasını istedi. Astronot sebebini sorduğunda ise “Yassah gardeşim, burası gamusal alan, başın gapalı giremen” karşılığını verdi. Makuba’nın “Kafayı mı yedin, astronot başlığı bu” şeklindeki itirazına kulak asmayan Zokora Efendi “Bağa sööleme, yugkardan emir bööle” dedi. Başlığı çıkarmak zorunda kalan Makuba fırlatıştan 17 saniye sonra hayata gözlerini yumdu. Bilindiği gibi Uganda kamusal alana en çok hassasiyet gösteren ülkeler arasında ikinci sırada bulunuyor.”

Kaynak: http://www.hakimturkmen.com

Bir televizyon proğramında karşıma çıkan Hakim Türkmen beyin mizahı çok hoşuma gitmişti.
İnternet sitesinin olduğunu öğrendim sonra..
Canım gülmek istediğinde burayı tıklıyacağım, size de tavsiye ederim…

Read Full Post »

Bianca

Bugün ilginç mi ilginç birşey oldu okulda..

Geçen hafta tanıştığım bir kız. Annesi alman, babası macarmış. Aynı bölümde okuyoruz.
Sempatik biri. Hemen kaynaştık. Güleryüzlü. Güleryüzlü insanları severim..

Bugün… İkinci dersin bitiminden sonra. Yürüyoruz. Benim daha bir dersim var. O ise eve gidecek. Konu nerden açıldı bilmiyorum, ama bana “Türkçe müzik dinler misin?” diye sordu. Şaşırdım.. Normalde almanlar amerikan pop müziğini sorar, “Sen de dinler misin böyle şeyler?” derler.. Ama Bianca (Biyanka) türkçe müzik dinleyip dinlemediğimi sormuştu.. “Tabii..” diye cevap verdim..
“Ben de..” dedi o da, “seviyorum türkçe parçaları..”
İçimden “Hadi ya..”, dışımdan “Gerçekten mi?” dedim, şaşkınlığımı daha fazla gizleyemeyerek..
“Bak şu parçayı çok seviyorum..” dedi sonra.. Ve mp3 playerini çıkardı.. Ben tarkanvari birşeyler beklerken o bana ne dinlettirdi biliyor musunuz?

Ah bir ataş ver cıgaramı yakayım
Sen salın gel ben boyuna bakayım
Uzun olur gemilerin direği
Ah çatal olur efelerin yüreği
Ah yanık olur anaların yüreği…

Ve şarkı sözlerini anlamadığı halde şunu da ekledi :
“Dinlediğim en güzel türkülerden biri..”

Haklısın Bianca.. Güzeldir bizim türkülerimiz..

Read Full Post »

O Dostun Selamı

Gökyüzünde bu renk cümbüşü var oldukça…
Ve ay, ışığını Ayyüzlü Peygamberden aldığını hatırlattıkça..

yaşamak güzel..

Read Full Post »

Ey Dost…

Yürümek.. Belirsizliğe.. Ama her adımla, her solukla birlikte ölüme doğru.
Ölüm.. Bu dünyada sevdiklerimizi geride bırakmak.. Ama onları Allaha’a emanet etmek.
Allah.. Onu sevmek.. Ama sevginin merkezine korkuyu yerleştirmek.

Ey Rabbim,
Bu imtihandan yüzümüzün akıyla çıkmak istiyoruz.. Hak etmesek de..
Senin Rahmetine güvenerek.. Günahtan çökmüş omuzlarımızla..
Ey Dost,
Sen, Gerçek Dost.. İnsan olarak insanların şerrinden Sana sığınıyoruz..
Ve Sana güveniyoruz.. Güvensizliğimiz içerisinde boğulurken..
Ellerimiz kirli.. Yine de dua için kalkıyor..
Hayata bağlanıyoruz.. Bir seyyah olduğumuzu bildiğimiz halde..
Kalp cürümlerle dolu.. Nice kötülüklerle belki.. Ama değil mi ki, akan kan dahi Seni zikreder?

Her zerremle değersizim, Sana layık değilim..
Ama.. Ama beni Senin yarattığını bilmem bana huzur veriyor.
“O beni seviyor.. Rabbin seni seviyor Ey insan.. Hem de çok..”
Sağol gönlüm.. İyi ki varsın.

Read Full Post »

Beş seneden fazla oldu, bizim dağları görmeyeli.. Dağın etrafında rakseden yıldızları saymayalı.. Bir taşın üstünde oturup çekirgelerin “Hû” larıyla berrak geceye bakmayalı.. Nenemin kendi elleriyle yaptığı peynirden yemeyeli.. Bir köy çeşmesinden su içmeyeli…
Zaman ne çabuk geçiyor..

Read Full Post »

Older Posts »