Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Temmuz 2006

Mecnun’un Endişesi

Mecnun ayrılık derdinden dolayı aniden hastalandı, boğaz illetine tutuldu. Tedavi için hekim çağırdılar. Hekim gelip Mecnun’u muayene etti ve Mecnun’dan kan almaktan başka çare olmadığını görerek bir hacamatçı çağırdı.

Hacamatçı geldi Mecnun’un kolunu bağladı, şiş olan yeri deşeceği sırada Mecnun bir nara atarak dedi ki:
“Ey kan alan adam! Ey hacamatçı! Paranı al ve git bana dokunma, damarımı yarma, isterse bu dertten öleyim önemli değil.” dedi.

Hacamatçı şaşırdı:
“Bundan neden korkuyorsun, sen kükremiş aslandan bile korkmazsın. Geceleri; aslan, kaplan, ayı, kurt gibi yabani hayvanlar saf saf çevrende toplanıyorlar.” dedi.

Bunu duyunca Mecnun:
“Ben yaradan, damarlarımı yarmandan korkmuyorum. Fakat bütün vücudum Leyla ile dolu, damarlarımı yararken ona bir zarar vereceğinden korkuyorum.” dedi.

Read Full Post »


Her tomurcuk yeni bir gülün,
her gül yeni bir baharın,
her kandil yeni bir bağışlanmanın habercisidir.
Dua, sevgi ve af dolu bir kandil geçirmeniz dileğiyle…
Regaib kandiliniz mübarek olsun.
Hiç tanımadığınız, ismini dahi bilmediğiniz bu müslüman kardeşinize de
dualarınızda yer verir misiniz?

Read Full Post »

Bir resim- bir medeniyet

Osmanlı mirası Topkapı Sarayında, geçmişe yolculuk yapmaya çalışıyorum, camın arkasında yalancı bir ayna varmış gibi kendimi o an başka bir dünyada buluyorum. Ceptelefonun, uçakların, ABD’nin ve Kopenhag Kriterlerinin olmadığı bir dönemde yaşıyorum,
derken arkamdan bir ses: No flash!
Aman Allah’ım, ne paradoks!…

Read Full Post »

BİR AYET
“Rabbimiz! Bizi zalim topluluklarla beraber bulundurma.”
(A’raf suresi, 47. ayet)

BİR HADİS-İ KUDSİ
“Süt emen bebekler,
ot otlayan hayvanlar,
huşu içinde namaz kılan gençler
olmasaydı, üzerinize belaları yağmur gibi indirirdim.”
(Kaynağını yazmamışım maalesef.)

BİR SÖZ
“Ey oğlum! Dünya derin deniz gibidir. Çok insanlar onda boğulmuştur.

  • Takva gemin,
  • iman yükün,
  • tevekkül halin,
  • salih amel azığın olsun.

Kurtulursan Allah-u Teala’nın rahmetiyle, boğulursan günahın sebebiyledir.”
( Lokman Hekim)

BİR DE SON SÖZ
Güzel Allah’ım! Rahmet eyle…

Read Full Post »

Bugün araba sürdüm…

Hasılat:
giderken:

  • iki kere istop ettim
  • az kalsın bir bisikleti / bisikletliyi eziyordum (yanımdaki yengem kalpten gitmekteydi)

gelirken:

  • en az iki kere istop ettim
  • arkamdan bir korna sesi
  • ha bir yerde de yanımdan geçen yayalar: “Abla napıyorsun ya?!” dedi. Şeyy, vitesi atmayı unutmuştum da, araba azıcık zıpladı…

olacak, olacak…

Read Full Post »


Hiç unutmam, ilkokul yıllarımdaydım. 10 yaşında ya var ya da yoktum. Sınıfımdaki kızlarla “Dua etmek” hakkında konuşuyorduk, derken aralarından biri bana:

– Annemler her gece yatmadan önce bir dua okur dedi.
– Hangi duayı?
– Bilmem ki, Bismillahir.. mi ne, öyle birşey.
– Bismillahirrahmanirrahim mi?
– Evet evet.
– Hıııı… (Tabi İçimden “Anaaa, Besmeleyi bile bilmiyor!” diye şaşırıyorum, ama belli etmek istemiyorum)
Hatırlıyorum da, o an çocuk aklımla bile o kıza acımıştım.
İlkokuldan sonra yollarımız ayrıldı. Şimdi kim bilir nerdedir ve napıyordur…

Read Full Post »

Ölümü düşünmek…

Bazen gece yatağa girdiğimde, gözlerimi kapatıpta kalp atışımı dinledikten sonra şunu sorarım kendi kendime: Kalbin hemen şimdi dursa, naparsın?
El- cevap: Hiç birşey yapamazsın çünkü o zaman sen bir ölüsün!
Ölmek istemezsin deme? Yaptığın günahları hemen de hatırlarsın, cezasından korkarsın. Sonra Allah’ın merhametini düşünür azıcık rahatlarsın. Sonra kendi kendine söz verirsin: Bundan sonra dikkat edeceğim, dersin. Fakat ertesi gün aynı şey…
İnsanoğlu neden akıllanmaz? Neden hatalarından hiç pay çıkarmaz? Neden bile bile aynı hataya tekrar ve tekrar düşer?
Bu arada, yarası olan gocunabilir!

Read Full Post »

Older Posts »