Tanimanin yolu bütünlükten gecer. Misal, bir kitabi tanimak istiyorsaniz, her satirini okumus ve onunla ilgili incelemeler yapmis olmaniz gerekir. Bir yazari tanimak istiyorsaniz, tüm eserlerini okumus ve dogumundan ölümüne kadar hayatinin her demi hakkinda malumat edinmis olmaniz gerekir. Yazarlar puzzle gibidir. Onlarin kaleminden cikan her okunan eserle birlikte yapbozun bir pacasi daha bulunmus demektir.
André Gide kesinlikle bu tip yazarlardan biri. Sorunlarini, düslerini, hayallerini, arzularini eserlerine cesur bir seffaflikla yansitan edebiyatcilardandir. 1919 da yazmis oldugu “La Symphonie pastorale” adli eserini okudum ve hayati ile yazdiklari arasindaki parallelligi kesfetmekte zorlanmadim. Eseri kesinlikle tavsiye ederim, bir gecede okunabilecek kadar akici bir dille yazilmistir (su fransizlar bu isi cok iyi basariyor, seytan tüyü mü var keratalarda ne?).
Kitabin konusu nedir diye soracak olursaniz:
Protestan bir rahibin bir yetime sahip cikmasiyla baslar tüm macera. Kizin körlügü rahibin kalbinde önceleri merhametten öte gelen bir sevgi insa etmisse de, bu sevginin yerini zamanla ask alir. Evli bir din adaminin genc bir kiza asik olusu, yani bir nevi dinin ve günahin sinirlarinin bu eserde ele alinisi, kitabi ilginc kilan faktörler sadece bir tanesidir. Kör bir kizin dünyayi kendi karanlik ama bir o kadar da aydinlik dünyasinda hayal edisi, hayallerini okuyucu ile paylasmasi da okunmaya degerdir dogrusu. Hikayenin akisini rahibin oglunun da ayni kiza asik olmasi ve kizin gözlerinin acilmasi belirler..
Gide, “La Symphonie pastorale”de bana göre kalvinist ailesinin baskilariyla ve genel anlamda hiristiyanligin/dinin “günah” kavramiyla yüzlesmeye calismistir. Ve dogrusu bunu basarmistir.
Iste 1947 yilinda nobel ödülü alan ünlü edebiyatcidan bir kac özlü söz:
“Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.”
“İnsanın hayatı, insanın hayalidir.”
“Yüklendiğimiz vazife ne kadar zahmetli olursa, ruhumuzu o nispette eğitir ve yüceltir.”
“Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez.”
“Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.”
“Arzular! Hiç mi yorulmayacaksınız?”