darling, it’s time to change. doğrudur elbet. ammavelakin (bana ne, ben bitişik yazarım!) söylemekle olmuyor. herşey söylemekle olsaydı, bir kere dünya barışı denen ütopya gerçek olurdu. ama o ütopyaya yaklaşmak, en azından onun çabasını vermek önemli, öyle değil mi muhterem cemaat?
aynen öyle. bazı şeyler tıkırında değil. ya da öylesine tıkırında ki, o tıkır tıkır tıkır sesleri kulaklarımızı pek bi yoruyor. ve şu kulaklar da, hey! beni bu kahrı tek başıma çelecek kadar enayi mi sandınız lan?! diye sitem ettikten sonra beynimizin ellerinden de tutup onu da bu tıkırında giden veya gitmeyen şeylerle muhatap olmaya zorluyor.
bunu gayet iyi biliyorum. günün birinde uyandığımda sineğe dönüşmüş olmıycam. o kadar sürrealizm ancak kitaplarda olur. ve işte tüm mesele burada yatıyor. hatta yatarken öyle inim inim inliyor ki, ne siz sorun ne ben söylim:
hangi hayaller gerçekci? hangileri imkansızlığa mahkum?
hangi duaya amin denir hangisine denmez?
efendiiiiiimm?.. pardon, sizi duymuyorum. inim inim inleyen meselenin iniltilerini daha fazla işitmemek için kulaklarımı kapadım da.
Ilginc degil mi Sina,
insan kulaklarini ne kadar kapatmaya calissada, yinede duymaya devam ediyor.
ancak zaten üstlerini kapattim diye duymamazlikdan gelebiliyor.
Bu bilgiyi, duymamasini beynine emrediyor. Degismemeye devam ediyor.
Ama nereye kadar?
… tâki bir sabah birden bire uyaniyip, hayatin acimasizligi sana sadece yetismis oldugunu degil, seni hatta altinda ezip gecmeye ugrasdigini anlayana dek
… magrifet, ezilmeden uyanmak olsa gerek
… lakin yetismis oldugundan sonra, ama daha ezilmemisken, ancak o zaman uyanacak olunca, o seviyede ne yapilabirki daha…?
ne zaman gec kalmis oluyor insan?:
GEÇİLMEZ
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O”nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez!
Necip Fazıl Kısakürek
fgb1,
ne zaman gec kalmis oluyor.. hmm..
bu soruyu hayattaysan bir tek sen cevaplayabilirsin, ama ölmüssen, senden baska herkes cevaplayabilir.
link icin de sagol. sarkiyi begendim. yalniz sarkici abi bomb derken asiri derecede kekeliyor, bence bir logopediye götürelim, yazik : )
muhyiddin,
paylasiminiz icin tesekkürler.
evet, sana katiliyorum sinacigim,
dj shallow abiyi logopediye götürmek iyi bir fikir her halde.
zaten onun bölümleri o kadar hosuma gitmiyor, bana kalsa sadece mos def abiyi dinlerdim, ama öyle link yok malesef (hehe, ben ama sadece onu dinliyorum, hic bir yerde onu yanliz bulamadim, und habe dann eigens deshalb ein programm downgeloaded, wodurch ich genau die stellen mit mos def rausschneiden und zusammenfügen konnte ve artik kekeliyen arkadasi dinlemem gerekmiyor bu güzel sarkiyi dinlerken
)
ve haa, unutmadan.
bence, ölmüs olsak bile yapmak istediklerimizin hepsini yapip yapmadigimizi, yani gec kalip kalmadigimizi da yinede sadece biz degerlendirebiliriz. disdan bakan bir kimseye kisi yasiyor olsada olmasada gec kalmis gibi gelebilir, ama ne kadar yakin olsa dair, disdan bakan kimse ne kadar anliyabilirki…
ve bir sey daha, yukarida sadece filosof arkadasimla fikir alisverisi yapayim dedim ha, sende bazi kisiler gibi (burada duyuruyorum) kendi hakkimda gec kalmis oldugumu anlamamissindir insallah. sen öyle anlamamissindir da zaten, ben yine de diyeyim dedim ^____^
selamlar
aklima sartre geldi. insan öldügünde neden aci ceker sorusuna cevap aramis, ve sekeratin eylemlerin kapanis ani oldugu, ve insan eylemlerden meydana geldigi icin (L’homme n’est que ses actes) kendini geride kalanlarin gözünde degistiremiyecegi icin ölüm aninda aci cektigini, korktugunu söylemis. ateist adam. tabi ki öyle diycek : )
demem o ki, evet gec kalip kalmadigimizi önce Allah sonra biz bilebiliriz. ama sanki bazen geride kalanlar da bunu bilebiliyor. yani ölen kisi bunu bazen sadece ahirette ögrenebiliyor, ama geride kalanlar ölen kisinin bazi konularda gec kalip kalmadigi daha dünyadayken ögrenebiliyorlar.
merak etme, kimse biseyi yanlis anlamamistir. anlamissa da kendi ayibidir : )